P'nin değili ve q neye eşittir ?

Hizli

New member
Murat probleme yaklaşırken doğrudan sonuca gidiyordu.

“p'nin değili ¬p. Sonra ‘ve’ var. O hâlde ¬p ∧ q.”

Hızlı, sistematik ve çözüm odaklıydı.

Ece ise başka bir yol izliyordu.

“Önce p'nin neyi temsil ettiğini anlamalıyız. Sonra onun yanlış olduğu durumu düşünmeliyiz. Ardından q'nun doğru olmasını aynı anda sağlamalıyız.”

Onun yaklaşımında ifadenin bağlamı ve anlamı daha fazla öne çıkıyordu.

Bir süre sonra fark ettik ki iki yaklaşım birbirinin rakibi değildi.

Murat bize nasıl çözüleceğini gösteriyordu.

Ece ise neden öyle olduğunu görmemizi sağlıyordu.

Burada özellikle bir noktayı ayırmak gerekiyor: Bu farklılıkları “erkekler böyledir, kadınlar şöyledir” şeklinde biyolojik veya değişmez bir kurala çevirmek doğru olmaz. İnsanların problem çözme biçimleri kişilik, eğitim, deneyim, çalışma ortamı ve sosyal beklentilerden etkilenir.

Bizim hikâyedeki Murat ve Ece, cinsiyet kalıplarını kanıtlayan karakterler değil; iki farklı düşünme tarzının örnekleriydi.

Üstelik gerçek hayatta aynı insan hem son derece stratejik hem de son derece empatik olabilir.

Belki de iyi problem çözmenin sırrı tam burada yatıyor:

Çözüm odaklı olmak ile insanı ve bağlamı görmek birbirinin alternatifi değildir.

Küçük Bir Mantık Sorusu, Büyük Bir Toplumsal Ders

Gece ilerledikçe konu matematikten çıkıp başka yerlere gitti.

Ece şöyle dedi:

“İnsanların tartışmalarında da buna benzer bir hata yapılıyor. Bir kişi ‘P doğru’ diyor, diğeri ‘Hayır, P yanlış’ diyor. Ama P'nin neyi ifade ettiğini hiç tanımlamıyorlar.”

Haklıydı.

Mantıkta önce önermenin ne olduğunu bilmek zorundayız.

Örneğin:

p: Bugün hava soğuktur.

Ama “soğuk” kaç derece?

Birine göre 10 derece soğuktur, başka birine göre değildir.

Bu nedenle biçimsel mantık bize yalnızca sembolleri değil, tanımların önemini de hatırlatır.

Şimdi:

¬p ∧ q

ifadesini düşünün.

p ve q'nun ne olduğunu bilmeden yalnızca sembollere bakarsanız hiçbir şey anlamlı görünmeyebilir.

Ama:

p = “Toplantı saat 18.00'de başlayacak.”

q = “Katılımcılar salonda olacak.”

dediğimiz anda ifade anlaşılır hale gelir:

“Toplantı saat 18.00'de başlamayacak ve katılımcılar salonda olacak.”

Bu cümlenin doğru veya yanlış olması, iki önermenin gerçek dünyadaki durumuna bağlıdır.

Dolayısıyla semboller düşüncenin yerine geçmez.

Düşünceyi daha kesin ifade etmemize yardım eder.

Forumda En Çok Karıştırılan Nokta: “Değil” Nereye Geliyor?

Bu konuda özellikle yeni başlayanların sık yaptığı bir hata var.

Bazıları:

¬p ∧ q

ifadesini yanlışlıkla:

¬(p ∧ q)

ile aynı sanıyor.

Oysa bunlar tamamen farklıdır.

İlk ifade:

¬p ∧ q

şunu söyler:

“p yanlış ve q doğru.”

İkinci ifade:

¬(p ∧ q)

ise:

“p ve q'nun birlikte doğru olduğu durum doğru değildir.”

Yani parantezin yeri anlamı değiştirir.

Örneğin:

p = doğru

q = yanlış

olsun.

İlk ifadeye bakalım:

¬p ∧ q

p doğru olduğu için ¬p yanlıştır.

q da yanlıştır.

Sonuç:

yanlış ∧ yanlış = yanlış

Ama ikinci ifade:

¬(p ∧ q)

olduğunda:

p ∧ q = yanlış

Dolayısıyla:

¬(yanlış) = doğru

Sonuç tamamen farklıdır.

Murat tahtaya büyük harflerle şunu yazdı:

“Parantez sadece görüntü değildir; anlamı belirler.”

Bu cümleyi defterime not ettim.

Çünkü aslında yalnızca mantık için değil, günlük iletişim için de geçerliydi.

Hikâyenin Sonunda Gelen Soru

Saat 23.47 olmuştu.

Kütüphaneden çıkmak üzereydik.

Kapıya geldiğimizde içerideki ışıkların bir kısmı kapatılmıştı. Güvenlik görevlisi masasında oturuyordu. Dışarıda birkaç öğrenci hâlâ bekliyordu.

Murat kapıya baktı ve gülümsedi.

“Şimdi gerçek örnek geldi.”

“Nasıl yani?” dedim.

“p: Kütüphane açıktır.”

Ece hemen devam etti:

“q: Öğrenciler içeridedir.”

Murat:

“Şu anda p yanlış olabilir.”

Ece:

“Ama q doğru olabilir.”

İkimiz birden söyledik:

¬p ∧ q

Sonra gülmeye başladık.

Çünkü birkaç saat önce tahtada soyut görünen semboller, şimdi karşımızdaki gerçek duruma dönüşmüştü.

Kütüphane ziyaretçilere kapanmıştı.

Ama içeride hâlâ öğrenciler vardı.

Matematiksel ifade, hayatın küçük bir anını şaşırtıcı derecede iyi tarif etmişti.

Sonuç: P’nin Değili ve Q Neye Eşittir?

Sorunun doğrudan cevabı oldukça kısa:

p'nin değili = ¬p

“ve q” ile birleştirildiğinde:

¬p ∧ q

olur.

Bunun Türkçe karşılığı:

“p doğru değildir ve q doğrudur.”

Bir ifadenin tamamının doğru olması için:

p yanlış, q doğru olmalıdır.

Bunu akılda tutmanın en kolay yollarından biri şu küçük hikâyeyi hatırlamak olabilir:

Bir kapı düşünün.

p: “Kapı açıktır.”

¬p: “Kapı açık değildir.”

Yanında da ikinci bir bilgi olsun:

q: “İçeride biri vardır.”

O zaman:

¬p ∧ q

şunu söyler:

“Kapı açık değildir ve içeride biri vardır.”

Burada mantığın bize verdiği asıl ders belki de formülün kendisinden daha değerlidir: Bir şeyi doğru değerlendirmek için önce ifadeleri açıkça tanımlamak, sonra her koşulu ayrı ayrı incelemek ve en sonunda bunların arasındaki ilişkiye bakmak gerekir.

Tıpkı Murat'ın yaptığı gibi çözümün yapısını görmek…

Tıpkı Ece'nin yaptığı gibi anlamı ve bağlamı gözden kaçırmamak…

Ve ikisini birbirine karşı değil, birlikte kullanmak.

Şimdi sıra sizde:

p ve q için günlük hayattan iki önerme seçseydiniz, ¬p ∧ q ifadesini nasıl bir cümleye dönüştürürdünüz?

Mesela:

p: “Bugün yağmur yağıyor.”

q: “Şemsiyem yanımda.”

O hâlde ¬p ∧ q ne anlatır?

Belki de en güzel mantık alıştırmaları, cevabı defterde değil, kendi hayatımızın içindeki küçük örneklerde aradığımız zaman başlıyor.

Çünkü bazen tek bir “değil” kelimesi, düşündüğümüz bütün cümlenin yönünü değiştirebilir.

Ve bazen de iki küçük önerme — p ve q — bize yalnızca matematiksel bir işlem değil, doğru düşünmenin ne kadar dikkat istediğini anlatabilir.

Kısacası:

¬p ∧ q = p'nin değili ve q

= p yanlış, q doğru.

Mantığın bütün hikâyesi ise bundan çok daha büyük: Önce ne söylediğimizi bilmek, sonra nasıl bağladığımızı görmek.
 
Üst