Fail-i muhtar ne demek ?

Hizli

New member
Kadınlar İlişkilere, Erkekler Başarıya mı Odaklanır?

Konunun toplumsal cinsiyet boyutu burada özellikle dikkat gerektiriyor. Çünkü “erkekler bireysel başarıya, kadınlar ilişkilere önem verir” şeklindeki cümle ilk bakışta açıklayıcı görünse de tek başına kullanıldığında kolayca klişeye dönüşebilir.

Psikolojide agency ve communion kavramları bu tartışmayı daha dengeli biçimde ele almak için kullanılıyor.

Agency; bağımsızlık, başarı, yetkinlik, güç ve kişinin çevresi üzerinde etkili olma yönelimleriyle ilişkilendiriliyor.

Communion ise yakın ilişkiler, işbirliği, aidiyet ve başkalarıyla bağ kurma yönelimlerini ifade ediyor. PubMed Central (PMC)

Büyük ölçekli bir meta-analizde erkeklerin ortalama olarak agency ölçümlerinde, kadınların ise communion ölçümlerinde daha yüksek puan alma eğilimi bulunduğu raporlanmış; ancak araştırmacılar bu farkların zaman içinde azaldığını ve ölçüm yöntemi, yaş, örneklem türü ve toplumsal cinsiyet rolleri gibi faktörlerden etkilendiğini de ortaya koymuştur. Illinois Experts+1

Dolayısıyla buradan “erkekler böyledir, kadınlar şöyledir” sonucu çıkarmak doğru olmaz.

Daha sağlıklı yorum şu olabilir:

Bazı toplumlarda erkeklerden bağımsızlık, rekabet ve ekonomik başarı beklenirken kadınlardan bakım, ilişki yönetimi ve toplumsal uyum beklenebilir. Bu beklentiler zamanla insanların kendilerini nasıl tanımladığını ve hangi davranışları “başarı” olarak gördüğünü etkileyebilir.

Fakat aynı toplum içerisinde bile büyük farklılıklar vardır.

Çocuklarının eğitimine yıllarını veren bir baba son derece ilişkisel bir yaşam sürdürebilir. Kariyerinde büyük riskler alan bir kadın son derece güçlü bir başarı ve bağımsızlık yönelimi gösterebilir.

Hatta aynı kişi hayatının farklı dönemlerinde iki yönelimi birden taşıyabilir.

Bence asıl mesele de burada başlıyor: Faillik yalnızca tek başına başarmak değildir. Bir ilişkiyi kurmak, sürdürmek, sorumluluk almak ve başkalarının hayatını olumlu yönde etkilemek de bir tür faillik olabilir.

Türkiye'de Fâil-i Muhtar Meselesini Nasıl Düşünebiliriz?

Türkiye bu tartışma açısından özellikle ilginç bir yerde duruyor. Çünkü burada modern bireycilik, İslami düşünce, geleneksel aile yapısı, kentleşme, eğitim, ekonomik değişim ve küreselleşme aynı toplumsal alanda birbirine temas ediyor.

Bir tarafta “kendi hayatımı kendim belirlerim” anlayışı güçleniyor.

Diğer tarafta aile bağları, akrabalık ilişkileri, mahalle kültürü, sosyal beklentiler ve toplumsal sorumluluklar insanların kararlarını etkileyebiliyor.

Bu nedenle Türkiye'deki bireyin faillik anlayışını yalnızca “Batılı bireycilik” veya “Doğulu kolektivizm” üzerinden açıklamak yetersiz kalır.

Kültürlerarası araştırmalar da zaten bireycilik ve kolektivizmin birbirini dışlayan iki kutup olmadığını gösteriyor. İnsanlar aynı anda hem bağımsız hem de ilişkisel benlik özelliklerine sahip olabiliyor ve davranışlarını içinde bulundukları ilişkiye göre değiştirebiliyorlar. Wiley Online Library

Örneğin genç bir insan kariyer seçiminde tamamen bireysel karar vermek isteyebilir fakat evlilik, yaşlı ebeveynlerin bakımı veya şehir değiştirme gibi konularda ailesinin düşüncesini güçlü biçimde hesaba katabilir.

Bu bir tutarsızlık olmak zorunda değil.

Aksine insanın birden fazla sosyal kimliği aynı anda taşıyabildiğini gösterir.

Küreselleşme Fâil-i Muhtar Anlayışını Nasıl Değiştiriyor?

Sosyal medya, uluslararası eğitim, göç, küresel şirketler ve dijital kültürler insanların kendi toplumlarının değerleriyle başka toplumların değerlerini aynı anda görmesini sağlıyor.

Bir Türk genci Amerikan bireysel başarı anlayışından etkilenirken ailesinden ilişkisel sorumluluk duygusunu öğrenebilir.

Japonya'da yaşayan bir genç küresel popüler kültür aracılığıyla daha bireyci yaşam modelleri benimseyebilir.

Batı ülkelerinde yaşayan insanlar ise aile, topluluk, dayanışma ve karşılıklı sorumluluk vurgularını yeniden keşfedebilir.

Nitekim kültür ve benlik üzerine güncel araştırmalar, küreselleşmenin bağımsız ve ilişkisel benlik biçimlerini tamamen ortadan kaldırmak yerine bunların birbirine karışmasına ve insanların farklı bağlamlarda farklı yönlerini öne çıkarmasına yol açabildiğini gösteriyor. Frontiers

Bu nedenle günümüzde “Bu toplum bireyci, şu toplum kolektivist” şeklindeki keskin sınıflandırmalar giderek daha dikkatli kullanılmak zorunda.

Kültür sabit bir kutu değil.

İnsan da o kutunun pasif ürünü değil.

Fâil-i Muhtar Olmak Gerçekten Ne Kadar Mümkün?

Burada bence kavramın en düşündürücü tarafına geliyoruz.

Bir insan kendi kararlarının faili olabilir; fakat hiçbir insan kararlarını tamamen kendi başına üretmez.

Dilimizi biz seçmeyiz.

Doğduğumuz aileyi seçmeyiz.

Çocukluk koşullarımızı seçmeyiz.

İçinde büyüdüğümüz kültürü seçmeyiz.

Ekonomik koşullarımızın tamamını belirleyemeyiz.

Fakat bütün bunlara rağmen bazı seçimler yapabiliriz.

Belki de insanın faillik alanı tam olarak burada ortaya çıkıyor.

Özgürlük, hiçbir etkene bağlı olmamak değil; etkilerin farkına vararak mümkün olan seçenekler arasında bilinçli bir yön belirleyebilmek olabilir.

Bu yaklaşım, klasik fâil-i muhtar tartışmasını çağdaş psikoloji ve kültür araştırmalarıyla buluşturmak açısından da ilginçtir. Çünkü günümüzde özgür iradenin kültürden bağımsız, her toplumda aynı şekilde kavranan tek bir kavram olmadığına dair ciddi tartışmalar bulunuyor. Bir derleme çalışma, “özgür irade” kavramının kültürler arasında evrensel ve değişmez bir içeriğe sahip olduğunun varsayılmaması gerektiğine dikkat çekiyor. ScienceDirect

Sonuç: İnsan Tek Başına mı Faildir, Yoksa İlişkileriyle Birlikte mi?

Fâil-i muhtar kavramı ilk bakışta yalnızca “özgür irade” meselesi gibi görünüyor. Oysa biraz derinleşince karşımıza çok daha geniş bir soru çıkıyor:

İnsan kendi hayatının ne kadarının yazarıdır?

İslam kelâmında mesele ilahî irade, kudret ve yaratma ilişkisi içinde tartışılmıştır. Batı felsefesinde insanın seçimi ve ahlaki sorumluluğu öne çıkmıştır. Konfüçyüsçü geleneklerde kişinin kendisini ilişkiler ve toplumsal pratikler içinde gerçekleştirmesi farklı bir özgürlük anlayışı sunabilir. Budist düşüncede ise eylem, nedensellik ve benlik ilişkisi Batı'daki klasik özgür irade tartışmalarından farklı bir zemine taşınabilir. SJSU ScholarWorks+3TDV İslâm Ansiklopedisi+3Stanford Felsefe Ansiklopedisi+3

Toplumsal cinsiyet açısından da benzer bir durum var. Erkeklerde bireysel başarı ve bağımsızlık, kadınlarda ise ilişki ve bakım yönelimlerinin ortalamalarda farklılaşabildiğine dair araştırmalar bulunsa da bu farklar bireyleri tanımlayan kesin kurallar değildir. Üstelik söz konusu farklılıkların zamanla değişebildiği ve sosyal rollerle ilişkili olduğu da gösteriliyor. Illinois Experts

Bu yüzden “fâil-i muhtar” kavramını yalnızca “Ben istediğimi yaparım” şeklinde okumak bana eksik geliyor.

Belki daha zor ama daha anlamlı soru şu:

Bize verilmiş şartların içinde hangi seçimlerin gerçekten bize ait olduğunu fark edebiliyor muyuz?

Ve belki daha da önemlisi:

Kendi özgürlüğümüzü savunurken başkalarının içinde bulunduğu kültürel, ekonomik ve toplumsal şartları ne kadar hesaba katıyoruz?

İnsan bazen tek başına karar verir, bazen ailesiyle konuşur, bazen toplumun beklentilerine karşı çıkar, bazen de o beklentileri kendi iradesiyle benimser.

Tam da bu nedenle faillik ile bağımsızlık aynı şey değildir.

Bir insan hem kendi kararının faili olabilir hem de başkalarıyla derin ilişkiler içinde yaşayabilir.

Belki de farklı kültürleri karşılaştırdığımızda öğrenmemiz gereken en önemli şey budur: Özgürlük her toplumda aynı cümleyle anlatılmasa da insanın kendi eylemleriyle kurduğu ilişki, dünyanın her yerinde düşünülmeye devam eden temel meselelerden biridir.

Kaynaklar ve Okuma Notları

- TDV İslâm Ansiklopedisi, “Fâil-i Muhtâr” ve “İrade” maddeleri. TDV İslâm Ansiklopedisi+1

- Stanford Encyclopedia of Philosophy, “Free Will”. Stanford Felsefe Ansiklopedisi

- Kiuchi, A., “Independent and interdependent self-construals: Ramifications for a multicultural society”, Japanese Psychological Research. Wiley Online Library

- Hsu, N., Badura, K. L., Newman, D. A. & Speach, M. E., “Gender, Masculinity, and Femininity: A Meta-Analytic Review of Gender Differences in Agency and Communion”, Psychological Bulletin. Illinois Experts+1

- Li, Chenyang, Reshaping Confucianism: A Progressive Inquiry, Oxford University Press. OUP Academic

- Wong, Soo Lam, “Causality, Agency, and Moral Responsibility in Nikaya Buddhism”, Comparative Philosophy. SJSU ScholarWorks

- Robertson, L. H., “Implications of a Culturally Evolved Self for Notions of Free Will”, Frontiers in Psychology. Frontiers
 
Üst