Kimler öteleme yapar ?

Cansu

New member
Kimler Öteleme Yapar?

Herkesin hayatında, bazen bir sorumluluğu erteleme, bir karar almayı ötelerken kendini bulduğu anlar olmuştur. Bazen bu durum geçici bir rahatsızlık gibi gelir, bazen ise uzun süreli bir alışkanlık halini alır. Kimler öteleme yapar? Hangi insanlar erteleme eğilimindedir?

Bir gün eski bir arkadaşım, bana geçmişte birlikte çalıştığımız bir projeyi hatırlatarak, "O zaman ne kadar da motiveydin, hala öyle misin?" diye sormuştu. Biraz düşündüm, ne kadar da ertelemeyi seven bir insan olmuştum. O gün öğrendim ki, bazen erteleme değil, içsel bir korku ya da kaygı daha derin sebeplere dayanıyordu. Kimisi çözüm odaklı düşünürken, kimisi empatik bir bakış açısıyla hareket eder, ve çoğu zaman iki yaklaşım bir arada bulunur.

[Erteleme ve Korkuların Kaynağı]

Elif, hayatı boyunca duygusal kararlar alırken, karşısındaki insanları anlamaya çalışarak hareket ederdi. Her ne kadar dikkatli ve duygusal zekâsı yüksek olsa da, çok fazla erteleme davranışına sahipti. Çünkü aldığı kararların çevresindeki insanlar üzerindeki etkisini düşündükçe, bir noktada harekete geçmekten korkuyordu. Harekete geçmeyi düşündüğünde, potansiyel olumsuz sonuçlar kafasında büyüyordu.

Elif'in bu erteleme alışkanlığı, toplumsal yapının ona yüklediği bir yükten mi kaynaklanıyordu? Kadınların genellikle toplumsal rollerinden ötürü daha empatik ve başkalarına yönelmiş olma eğilimlerinin, onların karar alırken daha fazla endişe duymalarına neden olduğu söylenebilir miydi?

Bir diğer yandan, Ahmet'in durumu tamamen farklıydı. O her zaman bir çözüm odaklıydı. Her sorunu stratejik bir şekilde ele alır, kararlarını mantık çerçevesinde verir ve riskleri en aza indirgemek için harekete geçmekte tereddüt etmezdi. Ancak Ahmet de aslında Elif'in yaşadığı gibi bir şeyin içindeydi. Farkı, onun erteleme davranışını çözmeye yönelik daha az duygusal ve daha çok stratejik yaklaşmasıydı. Ahmet, sadece bir adım attığında başarıyı yakalayacağına inanıyordu. Ancak elbette her zaman işler istediği gibi gitmiyordu.

[Toplumsal Baskılar ve Erteleme Davranışı]

Hikâyede Elif ve Ahmet’in yaşadıkları, aslında modern toplumun nasıl işlediğini yansıtıyor. Elif’in ertelemesi çoğunlukla toplumsal beklentilerden, başkalarına duyduğu sorumluluk hissinden kaynaklanıyordu. Kadınların, genellikle çevrelerindeki insanları düşünerek kararlar aldığını ve bu yüzden erteleme eğiliminde olduklarını görebiliyoruz.

Ahmet ise çoğunlukla, erkeklerin çözüm odaklı yaklaşımının bir parçası olarak, her şeyi mantık çerçevesinde değerlendirmeye ve hızlıca adım atmaya meyilli. Ancak bazen en hızlı çözüm de, uzun vadeli bakıldığında geçici olabilir. Elif’in yaşadığı endişelerin aksine, Ahmet’in stratejik bakış açısı da her zaman doğru bir çözüm sunmuyor.

Bir bakıma, erteleme davranışı, toplumsal rollerin ve beklentilerin etkisiyle şekilleniyor. Kadınlar, ilişkiler ve duygusal bağlarla daha fazla bağlantılı oldukları için, bazen mantıklı çözümler yerine, başkalarının ihtiyaçlarını göz önünde bulunduruyorlar. Bu durum, bazen erteleme ile sonuçlanabiliyor. Erkekler ise daha çözüm odaklı düşünmeye meyilli olduklarından, strateji geliştirmek ve harekete geçmek konusunda daha hızlı olabilirler. Ancak bazen hızlı çözüm arayışı, derinlemesine düşünme fırsatını kaçırmalarına neden olabilir.

[Empati ve Strateji Arasındaki Denge]

Bir gün Elif, Ahmet ile bir araya geldi. Ahmet, projede ilerlemek için yeni bir yol haritası çizmek istiyordu, ancak Elif’in içindeki kaygılar bitmek bilmedi. Onun için önemli olan, sadece çözüm değil, çözümün herkes için doğru olmasıydı. Ahmet, çözümün herkes için uygun olup olmadığını gözden geçirme gerekliliğini hissetmemişti. Bu, iki farklı bakış açısını bir arada sundu: Empatik yaklaşım ile stratejik yaklaşım.

Bu olay, bana bir şey öğretti. Strateji ve empati arasında bir denge bulmak, insanları erteleme tuzağından kurtarabilir. Ne kadar çözüm odaklı olsak da, karşımızdaki insanları dinlemeli ve onların duygusal ihtiyaçlarını da göz önünde bulundurmalıyız.

[Sonuç ve Sorular]

Peki, gerçekten kimler erteleme yapar? Aslında bu sorunun cevabı, bireyin içsel dinamiklerine, toplumsal rolüne ve çevresindeki insanların etkilerine dayanıyor. Elif’in ve Ahmet’in hikâyesi, bizlere duygusal zekâ ve mantıklı düşünmenin ne kadar önemli olduğunu hatırlatıyor. Birbirimizi anlamaya çalışmak ve empatik olmak, çözüme ulaşmanın en önemli parçasıdır. Ancak bazen de stratejik düşünme ve hızlı harekete geçme gereklidir.

Sizce erteleme davranışı bir zayıflık mı, yoksa insanın daha fazla düşünme isteği ve sorumluluk alma anlayışının bir sonucu mu? Bir insan ne zaman gerçekten harekete geçmeli ve ne zaman durup düşünmeli?
 
Üst