Akilli
New member
Alçak Gönüllülük: Sessiz Süper Güç Mü, Yoksa Yanlış Anlaşılan Bir Özellik Mi?
Geçenlerde bir arkadaş ortamında ilginç bir olay yaşandı. Masadaki biri yaptığı başarılı bir projeden bahsederken sürekli “Ben aslında pek bir şey yapmadım” diyordu. Oysa projeyi neredeyse tek başına tamamlamıştı. Bunun üzerine bir başkası gülerek, “Bu kadar da mütevazı olma, birazdan projeyi benim yaptığımı sanacağız” dedi. Herkes kahkaha attı ama konu ilginç bir noktaya geldi: Alçak gönüllülük gerçekten nedir?
Çünkü bazen insanlar alçak gönüllülüğü kendini küçümsemek sanıyor. Bazıları ise başarılarını gizlemeyi mütevazılık olarak görüyor. Oysa gerçek alçak gönüllülük çok daha farklı bir yerde duruyor.
Alçak Gönüllülük Kendini Küçük Görmek Değildir
En büyük yanlış anlamalardan biri burada başlıyor.
Alçak gönüllü insan, kendi değerini inkâr eden kişi değildir. Aksine güçlü yönlerini bilir ama bunları başkalarının kafasına vurma ihtiyacı hissetmez.
Mesela bir yarışmada birinci olan biri düşünelim. Kibirli yaklaşım şöyle olabilir:
“Zaten kazanacağım belliydi.”
Özgüveni eksik yaklaşım ise:
“Aslında ben hak etmedim.”
Alçak gönüllü yaklaşım ise genellikle şuna benzer:
“Çok çalıştım, emeğimin karşılığını aldım. Ama diğer yarışmacılar da gerçekten iyiydi.”
Aradaki fark oldukça büyük.
Günlük Hayatta Alçak Gönüllü İnsan Nasıl Davranır?
Alçak gönüllü insanlar çoğu zaman dikkat çekmeye çalışmazlar. İlginç olan şu ki tam da bu yüzden dikkat çekerler.
Bazı ortak özellikleri şunlardır:
• Konuşurken karşısındakini dinlerler.
• Her konuda uzmanmış gibi davranmazlar.
• Hata yaptıklarında bahane üretmek yerine kabul ederler.
• Yardım aldıklarında teşekkür etmeyi bilirler.
• Başarıyı paylaşırlar.
• Sürekli takdir beklemezler.
Örneğin bir ekip çalışmasında proje başarılı olduğunda sadece kendi katkısını anlatmak yerine ekibin diğer üyelerini de öne çıkarırlar.
Bu durum bazen insanların aklına şu soruyu getiriyor:
“Peki alçak gönüllü olmak insanı geri planda bırakmaz mı?”
Aslında tam tersi olabilir. Çünkü insanlar kibirden uzak duran kişilere daha fazla güvenme eğilimindedir.
Erkeklerin ve Kadınların Yaklaşımlarında İlginç Farklar
Burada dikkat edilmesi gereken önemli nokta, herkesin farklı bir birey olduğudur. Yine de sosyal gözlemler bazı eğilimleri gösteriyor.
Birçok erkek alçak gönüllülüğü daha çok çözüm odaklı davranışlarla gösterebiliyor. Örneğin ekip içinde bir sorun çıktığında kendi başarısını anlatmak yerine sorunun çözümüne odaklanabiliyor.
“Bu kimin hatası?” yerine:
“Bunu nasıl düzeltebiliriz?”
sorusunu sormayı tercih edebiliyor.
Birçok kadın ise alçak gönüllülüğü ilişkiler ve empati üzerinden gösterebiliyor. Karşı tarafın duygularına alan açmak, farklı görüşleri anlamaya çalışmak veya bir başarı hikâyesinde ekip ruhunu öne çıkarmak buna örnek olabilir.
Fakat ilginç olan şu:
Çözüm odaklı erkekler de son derece empatik olabilir.
Empati gücü yüksek kadınlar da son derece stratejik düşünebilir.
Bu nedenle alçak gönüllülük belirli bir cinsiyet davranışı değil, karakter özelliğidir. İnsanlar bunu farklı yollarla ifade eder.
Alçak Gönüllülük ve Kibir Arasındaki İnce Çizgi
Bazı insanlar kibirli olmadıklarını düşünür ama davranışları farklı mesajlar verebilir.
Örneğin:
“Ben övünmeyi sevmem ama bu konuda ülkedeki en iyi birkaç kişiden biriyim.”
Bu cümleyi okurken yüzünüzde hafif bir tebessüm oluştuysa yalnız değilsiniz.
Gerçek alçak gönüllülük çoğu zaman kendini ilan etmez.
Kimsenin çıkıp:
“Ben dünyanın en mütevazı insanıyım.”
demesi pek ikna edici olmaz.
Hatta tarih boyunca birçok düşünür, alçak gönüllülüğün gösterilmeye çalışıldığında etkisini kaybettiğini savunmuştur.
Hata Kabul Edebilmek Neden Bu Kadar Değerlidir?
Alçak gönüllü insanların en dikkat çekici özelliklerinden biri hata kabul edebilmeleridir.
Bir toplantıda yanlış bilgi verdiğinizi düşünün.
Bazı kişiler uzun açıklamalarla durumu kurtarmaya çalışabilir.
Bazıları konuyu değiştirmeye çalışabilir.
Alçak gönüllü biri ise çoğu zaman şöyle der:
“Evet, burada yanılmışım.”
Bu kadar.
Ne uzun savunmalar ne de karmaşık mazeretler.
İnsan ilişkilerinde güven oluşturan davranışlardan biri de budur.
Çünkü insanlar kusursuz görünen kişilere değil, dürüst görünen kişilere daha kolay bağlanırlar.
Sessiz Liderlik Gücü
Alçak gönüllülük bazen sessiz liderlik olarak da görülebilir.
Böyle insanlar toplantılarda en çok konuşan kişiler olmayabilir. Fakat konuştuklarında insanlar onları dinler.
Çünkü sözlerinin arkasında gösteriş değil deneyim vardır.
İyi liderlerin önemli bir kısmında ortak görülen özelliklerden biri budur.
Kendi başarılarını anlatmaktan çok ekiplerinin gelişimine odaklanırlar.
Takım kazandığında:
“Biz başardık.”
derler.
Sorun çıktığında ise:
“Bunun sorumluluğunu alıyorum.”
diyebilirler.
İşte bu yaklaşım insanların saygısını kazanır.
Sosyal Medya Çağında Alçak Gönüllü Kalmak
Belki de günümüzün en zor konularından biri bu.
Sürekli başarı hikâyeleri, ödüller, sertifikalar, tatiller ve kusursuz görünen hayatlar görüyoruz.
Böyle bir ortamda alçak gönüllü olmak bazen görünmez olmakla karıştırılabiliyor.
Oysa kişinin başarılarını paylaşması ile sürekli onay araması arasında fark vardır.
Bir başarıyı paylaşmak normaldir.
Ancak her paylaşımın amacı takdir toplamak olduğunda denge değişebilir.
Burada şu soruyu kendimize sormak ilginç olabilir:
“Bu paylaşımı insanlara fayda sağlamak için mi yapıyorum, yoksa sadece hayranlık toplamak için mi?”
Bu sorunun cevabı bazen düşündüğümüzden daha öğreticidir.
Sonuç: Alçak Gönüllülük Sessiz Ama Güçlü Bir Etkidir
Alçak gönüllü insan, kendi değerini bilen fakat bunu başkalarının üzerinde üstünlük kurmak için kullanmayan kişidir.
Dinlemeyi bilir.
Öğrenmeye açıktır.
Hata yapabileceğini kabul eder.
Başarıyı paylaşır.
İnsanlara yukarıdan bakmaz.
Belki de en önemlisi, kendisini sürekli kanıtlama ihtiyacı hissetmez.
Düşündüğümüzde çevremizde en çok saygı duyduğumuz insanlar kimler?
Sürekli ne kadar harika olduklarını anlatanlar mı?
Yoksa başarıları ortada olduğu halde bunu gösterişe dönüştürmeyenler mi?
Çoğu kişinin vereceği cevap, alçak gönüllülüğün neden yüzyıllardır en değerli karakter özelliklerinden biri sayıldığını açıklamaya yetiyor.
Geçenlerde bir arkadaş ortamında ilginç bir olay yaşandı. Masadaki biri yaptığı başarılı bir projeden bahsederken sürekli “Ben aslında pek bir şey yapmadım” diyordu. Oysa projeyi neredeyse tek başına tamamlamıştı. Bunun üzerine bir başkası gülerek, “Bu kadar da mütevazı olma, birazdan projeyi benim yaptığımı sanacağız” dedi. Herkes kahkaha attı ama konu ilginç bir noktaya geldi: Alçak gönüllülük gerçekten nedir?
Çünkü bazen insanlar alçak gönüllülüğü kendini küçümsemek sanıyor. Bazıları ise başarılarını gizlemeyi mütevazılık olarak görüyor. Oysa gerçek alçak gönüllülük çok daha farklı bir yerde duruyor.
Alçak Gönüllülük Kendini Küçük Görmek Değildir
En büyük yanlış anlamalardan biri burada başlıyor.
Alçak gönüllü insan, kendi değerini inkâr eden kişi değildir. Aksine güçlü yönlerini bilir ama bunları başkalarının kafasına vurma ihtiyacı hissetmez.
Mesela bir yarışmada birinci olan biri düşünelim. Kibirli yaklaşım şöyle olabilir:
“Zaten kazanacağım belliydi.”
Özgüveni eksik yaklaşım ise:
“Aslında ben hak etmedim.”
Alçak gönüllü yaklaşım ise genellikle şuna benzer:
“Çok çalıştım, emeğimin karşılığını aldım. Ama diğer yarışmacılar da gerçekten iyiydi.”
Aradaki fark oldukça büyük.
Günlük Hayatta Alçak Gönüllü İnsan Nasıl Davranır?
Alçak gönüllü insanlar çoğu zaman dikkat çekmeye çalışmazlar. İlginç olan şu ki tam da bu yüzden dikkat çekerler.
Bazı ortak özellikleri şunlardır:
• Konuşurken karşısındakini dinlerler.
• Her konuda uzmanmış gibi davranmazlar.
• Hata yaptıklarında bahane üretmek yerine kabul ederler.
• Yardım aldıklarında teşekkür etmeyi bilirler.
• Başarıyı paylaşırlar.
• Sürekli takdir beklemezler.
Örneğin bir ekip çalışmasında proje başarılı olduğunda sadece kendi katkısını anlatmak yerine ekibin diğer üyelerini de öne çıkarırlar.
Bu durum bazen insanların aklına şu soruyu getiriyor:
“Peki alçak gönüllü olmak insanı geri planda bırakmaz mı?”
Aslında tam tersi olabilir. Çünkü insanlar kibirden uzak duran kişilere daha fazla güvenme eğilimindedir.
Erkeklerin ve Kadınların Yaklaşımlarında İlginç Farklar
Burada dikkat edilmesi gereken önemli nokta, herkesin farklı bir birey olduğudur. Yine de sosyal gözlemler bazı eğilimleri gösteriyor.
Birçok erkek alçak gönüllülüğü daha çok çözüm odaklı davranışlarla gösterebiliyor. Örneğin ekip içinde bir sorun çıktığında kendi başarısını anlatmak yerine sorunun çözümüne odaklanabiliyor.
“Bu kimin hatası?” yerine:
“Bunu nasıl düzeltebiliriz?”
sorusunu sormayı tercih edebiliyor.
Birçok kadın ise alçak gönüllülüğü ilişkiler ve empati üzerinden gösterebiliyor. Karşı tarafın duygularına alan açmak, farklı görüşleri anlamaya çalışmak veya bir başarı hikâyesinde ekip ruhunu öne çıkarmak buna örnek olabilir.
Fakat ilginç olan şu:
Çözüm odaklı erkekler de son derece empatik olabilir.
Empati gücü yüksek kadınlar da son derece stratejik düşünebilir.
Bu nedenle alçak gönüllülük belirli bir cinsiyet davranışı değil, karakter özelliğidir. İnsanlar bunu farklı yollarla ifade eder.
Alçak Gönüllülük ve Kibir Arasındaki İnce Çizgi
Bazı insanlar kibirli olmadıklarını düşünür ama davranışları farklı mesajlar verebilir.
Örneğin:
“Ben övünmeyi sevmem ama bu konuda ülkedeki en iyi birkaç kişiden biriyim.”
Bu cümleyi okurken yüzünüzde hafif bir tebessüm oluştuysa yalnız değilsiniz.
Gerçek alçak gönüllülük çoğu zaman kendini ilan etmez.
Kimsenin çıkıp:
“Ben dünyanın en mütevazı insanıyım.”
demesi pek ikna edici olmaz.
Hatta tarih boyunca birçok düşünür, alçak gönüllülüğün gösterilmeye çalışıldığında etkisini kaybettiğini savunmuştur.
Hata Kabul Edebilmek Neden Bu Kadar Değerlidir?
Alçak gönüllü insanların en dikkat çekici özelliklerinden biri hata kabul edebilmeleridir.
Bir toplantıda yanlış bilgi verdiğinizi düşünün.
Bazı kişiler uzun açıklamalarla durumu kurtarmaya çalışabilir.
Bazıları konuyu değiştirmeye çalışabilir.
Alçak gönüllü biri ise çoğu zaman şöyle der:
“Evet, burada yanılmışım.”
Bu kadar.
Ne uzun savunmalar ne de karmaşık mazeretler.
İnsan ilişkilerinde güven oluşturan davranışlardan biri de budur.
Çünkü insanlar kusursuz görünen kişilere değil, dürüst görünen kişilere daha kolay bağlanırlar.
Sessiz Liderlik Gücü
Alçak gönüllülük bazen sessiz liderlik olarak da görülebilir.
Böyle insanlar toplantılarda en çok konuşan kişiler olmayabilir. Fakat konuştuklarında insanlar onları dinler.
Çünkü sözlerinin arkasında gösteriş değil deneyim vardır.
İyi liderlerin önemli bir kısmında ortak görülen özelliklerden biri budur.
Kendi başarılarını anlatmaktan çok ekiplerinin gelişimine odaklanırlar.
Takım kazandığında:
“Biz başardık.”
derler.
Sorun çıktığında ise:
“Bunun sorumluluğunu alıyorum.”
diyebilirler.
İşte bu yaklaşım insanların saygısını kazanır.
Sosyal Medya Çağında Alçak Gönüllü Kalmak
Belki de günümüzün en zor konularından biri bu.
Sürekli başarı hikâyeleri, ödüller, sertifikalar, tatiller ve kusursuz görünen hayatlar görüyoruz.
Böyle bir ortamda alçak gönüllü olmak bazen görünmez olmakla karıştırılabiliyor.
Oysa kişinin başarılarını paylaşması ile sürekli onay araması arasında fark vardır.
Bir başarıyı paylaşmak normaldir.
Ancak her paylaşımın amacı takdir toplamak olduğunda denge değişebilir.
Burada şu soruyu kendimize sormak ilginç olabilir:
“Bu paylaşımı insanlara fayda sağlamak için mi yapıyorum, yoksa sadece hayranlık toplamak için mi?”
Bu sorunun cevabı bazen düşündüğümüzden daha öğreticidir.
Sonuç: Alçak Gönüllülük Sessiz Ama Güçlü Bir Etkidir
Alçak gönüllü insan, kendi değerini bilen fakat bunu başkalarının üzerinde üstünlük kurmak için kullanmayan kişidir.
Dinlemeyi bilir.
Öğrenmeye açıktır.
Hata yapabileceğini kabul eder.
Başarıyı paylaşır.
İnsanlara yukarıdan bakmaz.
Belki de en önemlisi, kendisini sürekli kanıtlama ihtiyacı hissetmez.
Düşündüğümüzde çevremizde en çok saygı duyduğumuz insanlar kimler?
Sürekli ne kadar harika olduklarını anlatanlar mı?
Yoksa başarıları ortada olduğu halde bunu gösterişe dönüştürmeyenler mi?
Çoğu kişinin vereceği cevap, alçak gönüllülüğün neden yüzyıllardır en değerli karakter özelliklerinden biri sayıldığını açıklamaya yetiyor.